Aile ve Miras Hukuku

Nafaka Türleri: Tedbir, İştirak ve Yoksulluk Nafakası

Boşanma sürecinde üç temel nafaka türü vardır: dava sürerken eş ve çocuklar için bağlanan tedbir nafakası (TMK m.169), çocuğun giderleri için velayeti almayan ebeveynin ödediği iştirak nafakası (TMK m.182) ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş için bağlanan yoksulluk nafakası (TMK m.175). Kanun sabit bir tutar öngörmez; miktar, ihtiyaç ile ödeyecek kişinin mali gücü birlikte değerlendirilerek belirlenir. Koşullar değişirse nafaka artırılabilir, azaltılabilir veya kaldırılabilir.

Bu yazı her nafaka türünü hukuki dayanağıyla birlikte ayrı ayrı açıklıyor. Boşanma sürecinin genel çerçevesi için boşanma avukatı sayfamıza, ilk adımlar için boşanma sürecine başlarken rehberine bakabilirsiniz.

Nafaka türleri bir bakışta

Tür Kimin için Ne zaman Dayanak
Tedbir nafakası Eş ve çocuklar Boşanma davası sürerken; ayrıca evlilik içinde ayrı yaşamada TMK m.169, m.197
İştirak nafakası Ortak çocuk Boşanmadan sonra, çocuk ergin oluncaya kadar TMK m.182, m.327–330
Yoksulluk nafakası Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş Boşanmadan sonra TMK m.175–176
Yardım nafakası Yoksulluğa düşecek üstsoy, altsoy ve kardeş Aile ilişkisine bağlı olarak, boşanmadan bağımsız TMK m.364–365

Tedbir nafakası

Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası sürerken eşin ve çocukların geçimini sağlamaya yönelik geçici bir önlemdir. TMK m.169’a göre dava açılınca hâkim; eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır.

Tedbir nafakası hakkında bilinmesi gereken başlıca noktalar:

  • Kusur aranmaz. Yargıtay uygulamasında genel olarak, tedbir nafakasına hükmedilirken eşlerin kusur durumu araştırılmaz. Amaç, dava süresince kimsenin geçim sıkıntısına düşmemesidir.
  • Dava açılmadan da istenebilir. Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğünde ayrı yaşama hakkına sahiptir. Ayrı yaşama haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, istem üzerine bir eşin diğerine yapacağı parasal katkıyı belirler (TMK m.197).
  • Geçicidir. Boşanma kararının kesinleşmesiyle tedbir nafakası sona erer. Mahkeme boşanma kararında iştirak veya yoksulluk nafakasına hükmetmişse, bu nafakalar kesinleşmeden sonra işlemeye başlar.

İştirak nafakası

İştirak nafakası, velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmasıdır (TMK m.182). Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır (TMK m.327). Bu yükümlülük, velayetin kimde olduğundan bağımsızdır.

  • Süresi: Bakım borcu kural olarak çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi sürüyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde eğitim sona erinceye kadar bakmakla yükümlüdür (TMK m.328). Ergin çocuğun bu talebi, kendi adına ileri sürülür.
  • Dava hakkı: Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir (TMK m.329).
  • Ödeme: Nafaka her ay peşin olarak ödenir (TMK m.330).
  • Kusur aranmaz: İştirak nafakası çocuğun hakkıdır; ebeveynlerin boşanmadaki kusuru bu yükümlülüğü etkilemez.

Velayet ve kişisel ilişki ile nafakanın ilişkisi için boşanmada velayet yazımıza bakabilirsiniz.

Yoksulluk nafakası

Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşe, diğer eşin mali gücü oranında bağlanan nafakadır (TMK m.175). Şartları şunlardır:

  • Nafaka isteyen eş boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olmalıdır.
  • Nafaka isteyen eşin kusuru, diğer eşin kusurundan daha ağır olmamalıdır.
  • Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz; yani kusursuz eş de nafaka ödemekle yükümlü tutulabilir.
  • Talep edilmelidir; mahkeme yoksulluk nafakasına kendiliğinden hükmetmez.

Kusur durumunun çekişmeli davada nasıl belirlendiği için çekişmeli boşanma süreci yazımıza bakabilirsiniz.

Yoksulluk nafakası toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde, yani düzenli ödemeler şeklinde bağlanabilir (TMK m.176/1). Boşanma davasında istenmemişse, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı bir davayla istenebilir (TMK m.178).

Anayasa Mahkemesi’nin “süresiz” ibaresine ilişkin kararı

Anayasa Mahkemesi, 4.6.2026 tarihli ve E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararıyla TMK m.175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki güncel metne göre iptal hükmü, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra, 30.6.2027 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Bu kararla ilgili dikkat edilmesi gereken noktalar:

  • İptal edilen yoksulluk nafakası kurumu değil, nafakanın kanunda “süresiz” olarak nitelenmesidir.
  • İptal yürürlüğe girinceye kadar m.175’in mevcut metni uygulanmaya devam eder.
  • Yürürlük tarihine kadar yasama organının yeni bir düzenleme yapması beklenebilir. Nafakanın süresinin nasıl belirleneceği ve mevcut nafakalara nasıl yansıyacağı, yapılacak düzenlemeye ve yargı uygulamasına bağlıdır.

Bu nedenle bugün için genel bir sonuç çıkarmak yerine, yasal gelişmelerin izlenmesi ve her dosyanın kendi koşullarıyla değerlendirilmesi gerekir.

Yardım nafakası (TMK m.364)

Yardım nafakası, boşanmaya özgü değildir. Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu, altsoyu ve kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür; kardeşlerin yükümlülüğü ise refah içinde bulunmalarına bağlıdır (TMK m.364). Örneğin geçimini sağlayamayan yaşlı bir anne veya baba, çocuklarından yardım nafakası isteyebilir. Eski eşler arasında ise yardım nafakası değil, koşulları varsa yoksulluk nafakası söz konusu olur.

Nafaka miktarı nasıl belirlenir?

Kanun bir tablo veya formül öngörmez. Mahkeme, somut dosyadaki bilgilere göre bir takdir yapar. Değerlendirilen başlıca unsurlar şunlardır:

  • İhtiyaç: Çocuk için yaşı, okul, sağlık ve bakım giderleri; eş için temel geçim ihtiyaçları.
  • Mali güç: Nafaka yükümlüsünün geliri, malvarlığı ve bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler.
  • Hayat koşulları: Tarafların evlilik süresince alışılmış yaşam düzeyi ve sosyal durumları.
  • Çocuğun kendi gelirleri: İştirak nafakasında çocuğun varsa gelirleri de göz önünde tutulur (TMK m.330).
  • Hakkaniyet: Nafakanın, yükümlüyü de geçimini sağlayamaz hâle düşürmemesi gözetilir.

Mahkeme bu bilgileri tarafların beyanları yanında; maaş bordroları, SGK kayıtları, banka hesapları, tapu ve araç kayıtları gibi belgeler ve gerektiğinde sosyal ve ekonomik durum araştırmasıyla toplar. Hâkim istem hâlinde, irat biçimindeki nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini de karara bağlayabilir (TMK m.176/5, m.182, m.330). Bu, her yıl yeniden dava açma ihtiyacını azaltır.

Nafakanın artırılması, azaltılması ve kaldırılması

Nafaka kararı, koşullar değiştiğinde yeniden ele alınabilir:

  • Yoksulluk nafakası: Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir (TMK m.176/4).
  • İştirak nafakası: Durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır (TMK m.331).

Uygulamada artırım, azaltma ve kaldırma kararları genel olarak dava tarihinden itibaren sonuç doğurur. Önemli bir nokta: kaldırma veya azaltma davası açmak, mevcut nafaka borcunu kendiliğinden durdurmaz. Karar verilinceye kadar ödemeye devam edilmemesi, birikmiş borç ve icra takibi riski doğurur.

Yoksulluk nafakası ne zaman sona erer?

TMK m.176/3 iki ayrı durumu düzenler:

  1. Kendiliğinden sona erme: Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde irat biçimindeki nafaka kendiliğinden kalkar.
  2. Mahkeme kararıyla kaldırma: Alacaklının evlenmeksizin fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde nafaka mahkeme kararıyla kaldırılır.

İkinci gruptaki durumlarda nafaka kendiliğinden bitmez; yükümlünün dava açması ve bu durumu ispat etmesi gerekir.

Örnek durum (temsilidir): Boşanmadan sonra bir eş lehine yoksulluk nafakasına, çocuk için de iştirak nafakasına hükmedilmiş. İki yıl sonra nafaka yükümlüsü işini kaybediyor ve gelirinde ciddi bir düşüş oluyor. Bu durumda ödemeyi kendiliğinden kesmek yerine azaltma davası açılması gerekir. Mahkeme; gelir kaybının geçici mi kalıcı mı olduğunu, yükümlünün yeni bir iş bulma imkânını, alacaklının durumunu ve çocuğun ihtiyaçlarını birlikte değerlendirir.

Nafaka ödenmezse ne olur?

Nafaka kararları, diğer aile hukuku kararlarından farklı olarak kesinleşme beklenmeden icraya konulabilir. Kanun yoluna başvurulması nafaka kararlarının icrasını durdurmaz ve nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez (HMK m.350/1, m.367/1). Ödenmeyen nafaka için ilamlı icra takibi başlatılabilir; birikmiş aylar da takibe konu edilebilir.

Ayrıca İcra ve İflas Kanunu m.344’e göre nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Bu bir ceza değil, ödemeye zorlama aracıdır: hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra borç ödenirse borçlu tahliye edilir. Borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması için dava açmışsa, ileri sürdüğü sebepler göz önünde tutularak tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir.

Dikkat: İİK m.344 kapsamındaki şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer (İİK m.347). Şikâyet, icra takibinin yapıldığı yerdeki icra mahkemesine yapılır (İİK m.348).

Sık sorulan sorular

İştirak nafakası çocuk 18 yaşını doldurunca biter mi?

Kural olarak bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar sürer. Ancak çocuk ergin olduğu hâlde eğitimine devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre beklenebilecek ölçüde eğitim sona erinceye kadar bakmakla yükümlüdür (TMK m.328). Bu talebi ergin çocuk kendi adına ileri sürer.

Nafaka alan eş bir işte çalışmaya başlarsa nafaka kalkar mı?

Çalışmaya başlamak tek başına nafakayı kendiliğinden sona erdirmez. Elde edilen gelir yoksulluğu ortadan kaldıracak düzeydeyse, nafaka yükümlüsü kaldırma veya azaltma davası açabilir. Mahkeme gelirin düzenli olup olmadığını ve tarafların güncel durumunu birlikte değerlendirir.

Tedbir nafakası hangi tarihten itibaren ödenir?

Uygulamada tedbir nafakasına genellikle dava tarihinden itibaren hükmedilir ve boşanma kararının kesinleşmesine kadar sürer. Ayrı yaşama nedeniyle TMK m.197’ye dayanılarak istenen parasal katkı ise ayrı bir talep olarak değerlendirilir.

Nafaka borcu başka birinin hesabına ödenebilir mi?

Kararda gösterilen ödeme şekline uyulması önemlidir. Kararda veya protokolde belirtilmeyen bir hesaba ya da elden yapılan ödemeler, sonradan ispat sorunu doğurabilir. Ödemelerin açıklamalı banka havalesiyle yapılması, tartışmaları önlemenin en güvenli yoludur.

Bu konuda destek almak ister misiniz?

Durumunuza özel değerlendirme için Esenler'deki büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

İletişim

Hukuki sorununuzu konuşalım

Telefonla ulaşın ya da bilgilerinizi bırakın; mesai saatleri içinde dönüş yapıp Esenler'deki büromuzda görüşme planlayalım.

0555 449 88 84
Adres
Atışalanı Mah., Kışla Cd. No:13/2, 34230 Esenler/İstanbul

Sizi arayalım

Formu doldurun, en kısa sürede telefonla dönüş yapalım.

Telefon veya e-postadan birini yazmanız yeterlidir.

Lütfen bu formda dava dosyanıza ilişkin ayrıntılı bilgi, sağlık verisi veya ceza yargılamasına ilişkin bilgiler gibi hassas verileri paylaşmayınız. Detaylar görüşme sırasında güvenli şekilde ele alınacaktır. Form gönderimi avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz.