Kaynaklar

Hukuk sözlüğü

Dava ve başvuru süreçlerinde sık karşılaşılan terimlerin herkesin anlayabileceği kısa tanımları.

A

Adli kontrol Ceza

Adli kontrol, tutuklama nedenleri bulunsa bile şüpheli veya sanığın tutuklanması yerine belirli yükümlülükler altında serbest bırakılmasını sağlayan koruma tedbiridir (CMK m.109). Yurt dışına çıkış yasağı, hâkimin belirlediği yerlere düzenli aralıklarla başvurma (imza yükümlülüğü) ve konutunu terk etmeme bu yükümlülüklere örnektir. Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hallerde de adli kontrol uygulanabilir.

İlgili: Tutuklama ve tutukluluk incelemesi · Sulh ceza hâkimliği — Adli kontrol nedir? →

Adli para cezası Ceza

Adli para cezası, mahkemece belirlenen tam gün sayısının bir gün karşılığı takdir edilen miktarla çarpılmasıyla hesaplanan ve Devlet Hazinesine ödenen cezadır (TCK m.52). Gün sayısı kural olarak beş ile yedi yüz otuz gün arasında belirlenir; bir gün karşılığı miktar ise kanundaki sınırlar içinde kişinin ekonomik ve şahsi durumu gözetilerek takdir edilir. Bir yıl veya daha kısa süreli hapis cezası da koşulları varsa adli para cezasına veya kamuya yararlı işte çalışma gibi başka seçenek yaptırımlara çevrilebilir (TCK m.50).

İlgili: Önödeme · Cezanın ertelenmesi · Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB)

Adli yardım Genel

Adli yardım, kendisinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zorlaştırmadan yargılama veya icra takibi giderlerini karşılayamayacak durumdaki kişilere bu giderlerden geçici olarak muaf tutulma imkânı tanıyan kurumdur (HMK m.334). Talebin açıkça dayanaktan yoksun olmaması gerekir ve mali durumu gösteren belgelerle mahkemeye başvurulur. Avukat desteği için ayrıca baroların adli yardım bürolarına başvurulabilir.

İlgili: Harç ve gider avansı · CMK avukatı (zorunlu müdafi)

Ağır ceza mahkemesi Ceza

Ağır ceza mahkemesi, kanunun ayrıca görevine bıraktığı suçlar ile üst sınırı on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara bakan ilk derece ceza mahkemesidir (5235 sayılı Kanun m.12). Bir başkan ve iki üye hâkimden oluşan heyet halinde çalışır. Kasten öldürme, yağma ve nitelikli dolandırıcılık gibi suçların yargılaması bu mahkemede yapılır.

İlgili: Asliye ceza mahkemesi · İddianame · İstinaf — Ağır ceza davaları →

Anlaşma belgesi Arabuluculuk

Anlaşma belgesi, arabuluculuk görüşmeleri sonunda tarafların uzlaştığı hususları gösteren ve taraflar ile arabulucu tarafından imzalanan belgedir (6325 sayılı HUAK m.18). Anlaşmanın kapsamını taraflar belirler ve üzerinde anlaşılan konular hakkında daha sonra dava açılamaz. Belgenin icra yoluyla takip edilebilmesi için kural olarak icra edilebilirlik şerhi alınır; ancak taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı belge, kanunda şerhin zorunlu tutulduğu haller dışında şerh aranmaksızın ilam niteliğinde sayılır.

İlgili: Arabulucu · İcra edilebilirlik şerhi · Son tutanak — Arabuluculuk →

Anlaşmalı boşanma Aile

Anlaşmalı boşanma, en az bir yıl sürmüş evlilikte eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin açtığı davayı kabul etmesiyle gerçekleşen boşanma yoludur (TMK m.166/3). Boşanmaya karar verilebilmesi için hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulması gerekir. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatine göre anlaşmada değişiklik yapabilir; bu değişiklikler taraflarca da kabul edilirse boşanmaya hükmedilir.

İlgili: Boşanma protokolü · Çekişmeli boşanma · Velayet — Anlaşmalı boşanma şartları →

Arabulucu Arabuluculuk

Arabulucu, uyuşmazlığın tarafları arasında iletişimi kurarak onların kendi çözümlerini üretmelerine yardımcı olan, tarafsız ve bağımsız, Arabulucular Siciline kayıtlı kişidir (6325 sayılı HUAK m.2). Sicile kayıt için mesleğinde en az beş yıllık kıdeme sahip hukuk fakültesi mezunu olmak ve arabuluculuk eğitimini tamamlamak gerekir. Arabulucu karar veremez ve taraflara çözüm dayatamaz; taraflar çözüm üretemezse çözüm önerisinde bulunabilir. Süreçte öğrendiği bilgiler bakımından kural olarak gizlilik yükümlülüğü altındadır.

İlgili: Dava şartı arabuluculuk · İhtiyari arabuluculuk · Anlaşma belgesi — Arabuluculuk →

Asliye ceza mahkemesi Ceza

Asliye ceza mahkemesi, ağır ceza mahkemesinin ve diğer özel ceza mahkemelerinin görev alanı dışında kalan suçlara bakan, tek hâkimli ilk derece ceza mahkemesidir (5235 sayılı Kanun m.11). Hakaret, basit kasten yaralama, tehdit ve hırsızlık gibi pek çok suçun yargılaması bu mahkemede yapılır. Hangi mahkemenin görevli olduğu, suç için kanunda öngörülen cezanın üst sınırına ve suçun türüne göre belirlenir.

İlgili: Ağır ceza mahkemesi · Sulh ceza hâkimliği — Ceza davaları →

B

Bilirkişi Genel

Bilirkişi, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren konularda mahkemenin görüşüne başvurduğu kişidir (HMK m.266; 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu). Hâkimin genel bilgi, tecrübe veya hukuki bilgisiyle çözebileceği konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk yargılamasında taraflar, raporun kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde eksik veya belirsiz gördükleri noktalar için itiraz edebilir (HMK m.281). Mahkeme, raporu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.

İlgili: Kusur oranı · Değer kaybı

Boşanma protokolü Aile

Boşanma protokolü, anlaşmalı boşanmada eşlerin velayet, kişisel ilişki, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı gibi konularda vardıkları uzlaşmayı gösteren yazılı metindir. Protokol, hâkimin duruşmada eşleri bizzat dinleyip düzenlemeyi uygun bulmasıyla hükme esas alınır. Hâkim, özellikle çocukların menfaati gerektiriyorsa protokolde değişiklik yapılmasını isteyebilir.

İlgili: Anlaşmalı boşanma · Kişisel ilişki · İştirak nafakası — Anlaşmalı boşanma ve protokol →

C

Cezanın ertelenmesi Ceza

Cezanın ertelenmesi, iki yıl veya daha az süreli hapis cezasının koşulları varsa infaz kurumunda çektirilmeyip bir denetim süresine bağlanmasıdır (TCK m.51); bu sınır, suç tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişiler için üç yıldır. Kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve tekrar suç işlemeyeceği yönünde mahkemede kanaat oluşması gerekir. Bir ila üç yıl arasında belirlenen denetim süresi iyi halle geçirilirse ceza infaz edilmiş sayılır. HAGB kararından farklı olarak burada mahkûmiyet hükmü açıklanmıştır.

İlgili: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) · Adli para cezası

CMK avukatı (zorunlu müdafi) Ceza

CMK avukatı, şüpheli veya sanık için baro tarafından görevlendirilen müdafidir (CMK m.150). Kişi müdafi seçebilecek durumda olmadığını belirtirse istemi halinde görevlendirme yapılır. Şüpheli veya sanık çocuksa, kendisini savunamayacak derecede malulse, sağır ve dilsizse ya da alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren bir suç söz konusuysa istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir.

İlgili: Müdafi · Şüpheli · Sanık — Ceza davaları →

Ç

Çekişmeli boşanma Aile

Çekişmeli boşanma, eşlerin boşanma veya boşanmanın sonuçları konusunda anlaşamadığı durumlarda, Türk Medeni Kanununda sayılan boşanma sebeplerinden birine dayanılarak açılan davadır. En sık dayanılan sebep evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır (TMK m.166/1); zina, hayata kast ve pek kötü muamele, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ile akıl hastalığı ise özel boşanma sebepleridir (TMK m.161-165). Davada kusur durumu, nafaka, tazminat ve velayet gibi konular tanık ve diğer delillerle ispat edilir.

İlgili: Anlaşmalı boşanma · Tedbir nafakası · Yoksulluk nafakası · Velayet — Çekişmeli boşanma süreci →

D

Dava şartı Genel

Dava şartı, mahkemenin davanın esasına girip karar verebilmesi için bulunması gereken koşullardır (HMK m.114). Mahkemenin görevli olması, tarafların dava ve taraf ehliyetine sahip olması, hukuki yarar bulunması ve aynı konuda görülmekte olan başka bir dava veya kesin hüküm olmaması bunlara örnektir. Dava şartları mahkemece kendiliğinden gözetilir; eksiklik giderilemezse dava usulden reddedilir.

İlgili: Dava şartı arabuluculuk · Görevli ve yetkili mahkeme · Kesinleşme ve kesin hüküm

Dava şartı arabuluculuk Arabuluculuk

Dava şartı arabuluculuk, kanunda sayılan bazı uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurulmasının zorunlu tutulmasıdır (HUAK m.18/A). İşçi ve işveren alacak ve tazminatları ile işe iade talepleri (7036 sayılı Kanun m.3), konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalar, belirli tüketici uyuşmazlıkları, kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıkları bu kapsamdadır. Arabulucuya başvurulmadan açılan dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir. İş kazası ve meslek hastalığından doğan tazminat davalarında bu şart aranmaz.

İlgili: Arabulucu · Son tutanak · Dava şartı · İhtiyari arabuluculuk — Hangi davalarda zorunlu? →

Dava zamanaşımı (ceza) Ceza

Dava zamanaşımı, suç için kanunda belirlenen süre içinde kesin hükme ulaşılamaması halinde kamu davasının düşmesidir (TCK m.66). Süre, suç için öngörülen cezanın ağırlığına göre sekiz yıldan otuz yıla kadar değişir; suç tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış olanlar için daha kısadır. Şüphelinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, tutuklama kararı, iddianame ve mahkûmiyet kararı zamanaşımını keser; kesilme halinde süre yeniden işlemeye başlar, ancak kanundaki sürenin en fazla yarısı kadar uzayabilir (TCK m.67).

İlgili: Zamanaşımı · Şikâyet süresi · İddianame

Değer kaybı Tazminat

Değer kaybı, kazaya karışan aracın onarıldıktan sonra da ikinci el piyasasında hasarsız emsaline göre daha düşük fiyatla alınıp satılmasından doğan zarardır. Kusurlu tarafın zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat limitleri içinde sigorta şirketinden, limiti aşan kısım için kusurlu sürücü ve araç işleteninden istenebilir. Tutar; aracın yaşı, kilometresi, hasarın niteliği ve önceki hasar kayıtları gibi ölçütlerle, genellikle bilirkişi incelemesiyle belirlenir.

İlgili: Zorunlu mali sorumluluk sigortası (trafik sigortası) · Kusur oranı · Sigorta Tahkim Komisyonu — Trafik kazası tazminatı →

Destekten yoksun kalma tazminatı Tazminat

Destekten yoksun kalma tazminatı, ölen kişinin sağlığında düzenli olarak bakımını üstlendiği veya ekonomik destek sağladığı kişilerin bu destekten mahrum kalmaları nedeniyle uğradıkları zararın giderilmesidir (TBK m.53). Eş, çocuklar ve anne-baba gibi ölenden fiilen destek alan kişiler talep edebilir; talep için mirasçı olmak şart değildir. Hesaplamada ölenin geliri, yaşı, destek süresi ve kusur durumu gibi unsurlar dikkate alınır.

İlgili: Maddi tazminat · Manevi tazminat · Zorunlu mali sorumluluk sigortası (trafik sigortası) — Destekten yoksun kalma tazminatı →

E

Edinilmiş mallara katılma (yasal mal rejimi) Aile

Edinilmiş mallara katılma, 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren eşler aksini bir mal rejimi sözleşmesiyle kararlaştırmamışsa uygulanan yasal mal rejimidir (TMK m.202). Evlilik süresince karşılığı verilerek edinilen mallar (örneğin çalışma geliriyle alınan ev veya araç) edinilmiş mal sayılır; evlilikten önce sahip olunan mallar ile miras veya bağış yoluyla gelen mallar ise kişisel maldır. Mal rejimi sona erdiğinde her eş, diğerinin edinilmiş mallarındaki artık değerin yarısı üzerinde katılma alacağı talep edebilir. Eşler noterde yapacakları mal rejimi sözleşmesiyle mal ayrılığı gibi kanundaki diğer rejimlerden birini seçebilir.

İlgili: Katkı payı alacağı · Çekişmeli boşanma — Boşanmada mal paylaşımı →

F

Fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma İş

Fazla çalışma, haftalık kırk beş saati aşan çalışmadır ve her saati için normal saat ücretinin yüzde elli fazlası ödenir (İş Kanunu m.41). Sözleşmede haftalık çalışma süresi kırk beş saatin altında belirlenmişse, bu süreyi aşıp kırk beş saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışmadır ve yüzde yirmi beş zamlı ödenir. İşçi isterse zamlı ücret yerine serbest zaman kullanabilir; fazla çalışma için işçinin onayı gerekir ve yıllık toplam iki yüz yetmiş saati geçemez.

İlgili: UBGT (ulusal bayram ve genel tatil) · Yıllık ücretli izin · Zamanaşımı — Fazla mesai hesaplama aracı →

G

Geçerli neden İş

Geçerli neden, iş güvencesi kapsamındaki işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesinin işverence feshedilebilmesi için gereken; işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletme, işyeri veya işin gereklerinden kaynaklanan sebeptir (İş Kanunu m.18). Sendika üyeliği, hamilelik, işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak ve hastalık nedeniyle kanuni bekleme süresi içindeki devamsızlık geçerli neden sayılmaz. Fesih bildirimi yazılı ve gerekçeli yapılmalıdır; feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükü işverendedir.

İlgili: İşe iade · Haklı neden · Kötüniyet tazminatı — İşe iade davası →

Giydirilmiş ücret İş

Giydirilmiş ücret, işçinin çıplak ücretine düzenli olarak sağlanan yemek, yol, ikramiye ve prim gibi para veya parayla ölçülebilen menfaatlerin eklenmesiyle bulunan ücrettir. Kıdem ve ihbar tazminatı giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanır (1475 sayılı Kanun m.14; İş Kanunu m.17). Uygulamada süreklilik göstermeyen arızi ödemeler hesaba katılmaz.

İlgili: Kıdem tazminatı · İhbar süresi ve ihbar tazminatı · Kıdem tazminatı tavanı — Kıdem ve ihbar tazminatı hesaplama →

Görevli ve yetkili mahkeme Genel

Görevli mahkeme, davanın konusu ve türü bakımından davaya bakmakla yükümlü mahkemeyi (örneğin iş mahkemesi, aile mahkemesi veya asliye hukuk mahkemesi); yetkili mahkeme ise davanın hangi yerdeki mahkemede görüleceğini ifade eder. Görev kamu düzenine ilişkindir ve mahkemece kendiliğinden gözetilir (HMK m.1). Genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6); iş davalarında işin yapıldığı yer mahkemesi gibi özel yetki kuralları da bulunur.

İlgili: Dava şartı · Asliye ceza mahkemesi

Gözaltı Ceza

Gözaltı, yakalanan kişinin soruşturmanın tamamlanması amacıyla Cumhuriyet savcısının kararıyla kısa bir süre özgürlüğünün kısıtlanmasıdır (CMK m.91). Süre, en yakın hâkime gönderilme için zorunlu yol süresi hariç kural olarak yirmi dört saati geçemez; toplu suçlarda savcı yazılı emirle her defasında bir günü geçmemek üzere üç güne kadar uzatabilir. Gözaltındaki kişi avukatla görüşme ve yakınlarına haber verilmesini isteme hakkına sahiptir; gözaltı kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir.

İlgili: Şüpheli · Tutuklama ve tutukluluk incelemesi · İfade ve sorgu — Gözaltı ve tutuklama farkı →

H

Hak düşürücü süre Genel

Hak düşürücü süre, geçmesiyle hakkın kendisinin sona erdiği süredir. Zamanaşımından farklı olarak taraflar ileri sürmese bile hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınır. İşe iade için arabulucuya başvurmaya ilişkin bir aylık süre, haklı nedenle fesih için öngörülen altı iş günlük süre ve hizmet tespiti davası için öngörülen beş yıllık süre bu niteliktedir.

İlgili: Zamanaşımı · İşe iade · Hizmet tespiti davası

Haklı neden İş

Haklı neden, iş sözleşmesinin bildirim süresi beklenmeden derhal feshedilmesine imkân veren ağır durumlardır; işçi için İş Kanunu m.24, işveren için m.25 düzenlenmiştir. Sağlık sebepleri, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller (örneğin ücretin ödenmemesi, taciz, işverenin güvenini kötüye kullanma veya devamsızlık) ve zorlayıcı sebepler bu kapsamdadır. Ahlak ve iyi niyet kurallarına dayanan fesih, durumun öğrenilmesinden itibaren altı iş günü ve her halde olaydan itibaren bir yıl içinde yapılmalıdır (m.26). İşçinin haklı nedenle feshi kıdem tazminatı hakkı doğurabilir; işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık nedeniyle yaptığı haklı fesihte ise işçi kıdem ve ihbar tazminatı alamaz.

İlgili: Geçerli neden · Kıdem tazminatı · Mobbing (psikolojik taciz) · Hak düşürücü süre — İşten çıkarıldım rehberi →

Haksız fiil Tazminat

Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir davranışla başkasına zarar verilmesidir; zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.49). Tazminat için hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve fiil ile zarar arasında illiyet bağı bulunmalıdır; zararı ve kusuru ispat yükü kural olarak zarar görendedir. Tazminat istemi, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her halde fiilden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar; fiil daha uzun ceza zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa o süre uygulanır (TBK m.72).

İlgili: İlliyet bağı · Maddi tazminat · Manevi tazminat · Zamanaşımı — Tazminat davaları →

Harç ve gider avansı Genel

Harç, yargı hizmetlerinden yararlanılması karşılığında 492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenen paradır; dava konusunun değerine göre oransal (nispi) veya sabit (maktu) olarak alınır. Dava açılırken harcın yanında tebligat, tanık ve bilirkişi gibi giderler için Adalet Bakanlığının her yıl yayımladığı tarifeye göre gider avansı da yatırılır (HMK m.120). Tutarlar her yıl güncellenir; mali gücü yetersiz olanlar adli yardım talep edebilir.

İlgili: Adli yardım · Bilirkişi · Tebligat

Hizmet tespiti davası İş

Hizmet tespiti davası, çalıştığı halde Sosyal Güvenlik Kurumuna hiç bildirilmeyen veya eksik bildirilen sürelerin mahkeme kararıyla tespit edilmesi için açılan davadır (5510 sayılı Kanun m.86). Dava, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde iş mahkemesinde açılmalıdır; bu süre hak düşürücüdür. Çalışma; tanık beyanları, işyeri kayıtları, bordrolar ve benzeri delillerle ispatlanır.

İlgili: Hak düşürücü süre · SGK işten çıkış kodu — Hizmet tespiti davası şartları →

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) Ceza

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), sanık hakkında kurulan hükmün belirli koşullarla açıklanmayarak beş yıllık denetim süresine bağlanması ve bu süre içinde sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasıdır (CMK m.231). Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olmalı; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması ve suçtan doğan zararın giderilmesi gerekir. Denetim süresi kasten yeni suç işlenmeden ve yükümlülüklere uyularak geçirilirse hüküm ortadan kaldırılır ve dava düşer; aksi halde hüküm açıklanır. Madde 7589 sayılı Kanunla 2026 yılında yeniden düzenlenmiş olup güncel haline göre HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir ve işkence, eziyet ile kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işlediği kötü muamele niteliğindeki suçlarda HAGB uygulanmaz.

İlgili: Cezanın ertelenmesi · Adli para cezası · İstinaf — HAGB nedir? →

İ

İbraname İş

İbraname, işçinin işverenden olan alacaklarının ödendiğini veya bunlardan vazgeçtiğini gösteren belgedir (TBK m.420). Geçerli olması için yazılı olması, iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren en az bir ay geçtikten sonra düzenlenmesi, alacağın türü ve miktarının açıkça belirtilmesi ve ödemenin eksiksiz şekilde banka aracılığıyla yapılması gerekir. Bu koşulları taşımayan ibraname kesin olarak hükümsüzdür; gerçek tutarı içermeyen belgeler ise yalnızca içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir.

İlgili: Kıdem tazminatı · İkale — İş hukuku davaları →

İcra edilebilirlik şerhi Arabuluculuk

İcra edilebilirlik şerhi, arabuluculuk sonunda düzenlenen anlaşma belgesine mahkeme tarafından verilen ve belgeyi ilam niteliğinde belge haline getiren onaydır (HUAK m.18). Dava açılmadan önce yapılan arabuluculukta şerh, arabulucunun görev yaptığı yerdeki sulh hukuk mahkemesinden istenir; inceleme kural olarak dosya üzerinden ve anlaşmanın arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığıyla sınırlı yapılır. Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgeleri, kanunda şerhin zorunlu tutulduğu haller dışında şerh aranmaksızın ilam niteliğinde sayılır.

İlgili: Anlaşma belgesi · Arabulucu

İddianame Ceza

İddianame, soruşturma sonunda toplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet savcısının düzenleyerek mahkemeye sunduğu ve kamu davasını açan belgedir (CMK m.170). İddianamede şüphelinin kimliği, yüklenen suç, uygulanması istenen kanun maddeleri ve deliller gösterilir. Mahkeme, eksik veya hatalı iddianameyi on beş gün içinde savcılığa iade edebilir; iddianamenin kabulüyle kovuşturma evresi başlar ve şüpheli sanık sıfatını alır.

İlgili: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) · Sanık · Şüpheli

İfade ve sorgu Ceza

İfade, şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından suçla ilgili olarak dinlenmesidir; sorgu ise şüpheli veya sanığın hâkim ya da mahkeme tarafından dinlenmesidir (CMK m.2). Her iki durumda da kişiye yüklenen suç anlatılır, müdafi yardımından yararlanma ve susma hakkı hatırlatılır ve kişi lehine delil toplanmasını isteyebilir (CMK m.147). Kolluk önünde müdafi bulunmadan alınan ifade, kişi hâkim veya mahkeme önünde doğrulamadıkça hükme esas alınamaz (CMK m.148).

İlgili: Şüpheli · Müdafi · Gözaltı — İfadeye çağrıldım rehberi →

İhbar süresi ve ihbar tazminatı İş

İhbar süresi, belirsiz süreli iş sözleşmesini feshetmek isteyen tarafın karşı tarafa önceden bildirimde bulunması gereken süredir; altı aydan az çalışmada iki hafta, altı ay ile bir buçuk yıl arasında dört hafta, bir buçuk yıl ile üç yıl arasında altı hafta, üç yıldan fazla çalışmada sekiz haftadır (İş Kanunu m.17). Bu süreler asgari olup sözleşmeyle artırılabilir. Bildirim süresine uymayan taraf, bu süreye ait ücret tutarında ihbar tazminatı ödemekle yükümlüdür ve tazminat giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanır. Haklı nedenle derhal fesihte ihbar süresi verilmesi gerekmez.

İlgili: Kıdem tazminatı · Giydirilmiş ücret · Kötüniyet tazminatı · Haklı neden — Kıdem ve ihbar tazminatı hesaplama →

İhtarname Genel

İhtarname, bir kişiye bir borcu yerine getirmesi, bir davranışa son vermesi veya bir hakkın kullanıldığını bildirmek amacıyla genellikle noter aracılığıyla gönderilen yazılı bildirimdir. Borçluyu temerrüde düşürmek, sözleşmeyi feshetmek veya kira ilişkisinde tahliye sebebi oluşturmak gibi hukuki sonuçlar doğurabilir. Noter kanalıyla gönderilmesi, bildirimin içeriğinin ve tebliğ tarihinin ispatını kolaylaştırır.

İlgili: Tebligat · Yasal faiz — İhtarname nedir? →

İhtiyari arabuluculuk Arabuluculuk

İhtiyari arabuluculuk, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan uyuşmazlıklarda, kanunen zorunlu olmadığı halde kendi istekleriyle arabulucuya başvurmalarıdır (HUAK m.1). Taraflar arabulucuya başvurma, süreci sürdürme, sonuçlandırma veya süreçten vazgeçme konularında serbesttir (HUAK m.3). Dava devam ederken de tarafların anlaşmasıyla arabuluculuğa başvurulabilir; aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar ise arabuluculuğa elverişli değildir.

İlgili: Arabulucu · Dava şartı arabuluculuk · Anlaşma belgesi — Arabuluculuk →

İkale İş

İkale, iş sözleşmesinin işçi ve işverenin karşılıklı ve serbest iradeleriyle anlaşarak sona erdirilmesidir; bozma sözleşmesi olarak da anılır. Bir fesih olmadığından ihbar süresi ve feshe bağlı kurallar kural olarak uygulanmaz; tarafların hakları yapılan sözleşmeyle belirlenir. Uygulamada teklifin işverenden gelmesi halinde işçiye makul bir yarar sağlanıp sağlanmadığı ve iradesinin sakatlanıp sakatlanmadığı dikkate alınır. İkale ile ayrılan işçi kural olarak işsizlik ödeneğinden yararlanamaz.

İlgili: İbraname · Kıdem tazminatı · SGK işten çıkış kodu — İkale sözleşmesi nedir? →

İlliyet bağı Tazminat

İlliyet (nedensellik) bağı, zarar doğuran fiil ile ortaya çıkan zarar arasındaki sebep-sonuç ilişkisidir. Tazminat sorumluluğu için fiilin, hayat tecrübelerine göre o türden bir zararı meydana getirmeye elverişli olması (uygun illiyet bağı) aranır. Mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru veya üçüncü kişinin ağır kusuru illiyet bağını keserek sorumluluğu ortadan kaldırabilir.

İlgili: Haksız fiil · Kusur oranı

İstinaf Genel

İstinaf, ilk derece mahkemesi kararlarının hem maddi olay hem de hukuki yönden bölge adliye mahkemesince incelenmesini sağlayan kanun yoludur. Hukuk davalarında başvuru süresi kural olarak kararın tebliğinden itibaren iki hafta (HMK m.345), ceza davalarında hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK m.273). Kanunda kesin olduğu belirtilen kararlar ile belirli parasal sınırın altında kalan kararlar istinafa tabi değildir; bu sınırlar dönemsel olarak güncellenir.

İlgili: Temyiz · Kesinleşme ve kesin hüküm · Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB)

İş kazası ve meslek hastalığı İş

İş kazası, sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülen iş nedeniyle, görevle başka bir yere gönderildiğinde ya da işverence sağlanan taşıtla işe gidip gelirken meydana gelen ve onu bedenen veya ruhen zarara uğratan olaydır (5510 sayılı Kanun m.13). Meslek hastalığı ise yapılan işin niteliğinden veya işin yürütüm şartlarından kaynaklanan geçici ya da sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halidir (m.14). İşveren iş kazasını olaydan sonraki üç iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmekle yükümlüdür. Bu olaylardan doğan maddi ve manevi tazminat davalarında dava öncesi arabulucuya başvurma şartı aranmaz.

İlgili: Maddi tazminat · Manevi tazminat · Kusur oranı · Dava şartı arabuluculuk — İş kazası tazminatı davası →

İşe iade İş

İşe iade, iş güvencesi kapsamındaki işçinin geçerli bir neden gösterilmeden veya geçersiz bir nedenle işten çıkarılması halinde işine dönmesini sağlayan yoldur (İş Kanunu m.18-21). Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde en az altı aylık kıdemi olan ve belirsiz süreli sözleşmeyle çalışan işçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmalı; anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Feshin geçersizliğine karar verilirse işçi, kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde işverene başvurmalıdır; işveren bir ay içinde işe başlatmazsa dört ila sekiz aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı öder. Ayrıca kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer hakları (boşta geçen süre ücreti) ödenir.

İlgili: Geçerli neden · Son tutanak · Dava şartı arabuluculuk · Hak düşürücü süre — İşe iade davası →

İştirak nafakası Aile

İştirak nafakası, velayet kendisine verilmeyen ana veya babanın, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılması için ödediği nafakadır (TMK m.182). Kural olarak çocuk ergin oluncaya kadar sürer; ergin olan çocuğun eğitimi devam ediyorsa ana ve babanın bakım yükümlülüğü eğitim sona erinceye kadar sürebilir (TMK m.328). Miktar, tarafların ekonomik durumu ve çocuğun ihtiyaçlarına göre belirlenir; koşullar değişirse artırılması veya azaltılması istenebilir.

İlgili: Velayet · Tedbir nafakası · Yoksulluk nafakası — Nafaka türleri →

K

Katılan Ceza

Katılan, kamu davası açıldıktan sonra şikâyetçi olduğunu bildirerek davaya katılan mağdur, suçtan zarar gören gerçek veya tüzel kişi ya da malen sorumludur (CMK m.237). Katılma talebi, ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar yapılabilir. Katılan; delil sunma, duruşmada soru yöneltme ve karara karşı kanun yollarına başvurma gibi haklara sahip olur; cinsel saldırı ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlar gibi bazı hallerde istemi üzerine baro tarafından avukat görevlendirilir (CMK m.239).

İlgili: Müşteki · Müdafi · Sanık

Katkı payı alacağı Aile

Katkı payı alacağı, 1 Ocak 2002 öncesinde uygulanan mal ayrılığı rejimi döneminde diğer eş adına edinilen mala yapılan maddi katkı karşılığında, mal rejiminin sona ermesiyle istenebilen alacaktır. Bu tarihten sonraki dönem için ise yasal mal rejimi kapsamında katılma alacağı ve değer artış payı (TMK m.227) söz konusu olur. Katkının varlığı ve oranı; banka kayıtları, tapu kayıtları ve tanık beyanları gibi delillerle ispat edilir.

İlgili: Edinilmiş mallara katılma (yasal mal rejimi) · Çekişmeli boşanma — Boşanmada mal paylaşımı →

Kesinleşme ve kesin hüküm Genel

Kesinleşme, bir mahkeme kararına karşı kanun yollarına süresinde başvurulmaması veya kanun yollarının tükenmesiyle kararın artık değiştirilemez hale gelmesidir (şekli anlamda kesinlik). Kesinleşen karar, aynı taraflar arasında aynı dava sebebine dayanan aynı talep hakkında yeniden dava açılmasını engeller; buna maddi anlamda kesin hüküm denir (HMK m.303). Ceza yargılamasında mahkûmiyet hükmü kesinleştikten sonra infaz edilebilir.

İlgili: İstinaf · Temyiz · Dava şartı

Kıdem tazminatı İş

Kıdem tazminatı, aynı işverene bağlı olarak en az bir yıl çalışan işçinin iş sözleşmesi kanunda sayılan hallerden biriyle sona erdiğinde, her tam hizmet yılı için otuz günlük giydirilmiş brüt ücreti tutarında ödenen tazminattır (1475 sayılı İş Kanunu m.14). İşverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık dışındaki nedenlerle feshi, işçinin haklı nedenle feshi, muvazzaf askerlik, yaşlılık aylığı veya toptan ödeme almak ya da kanundaki sigortalılık süresi ve prim gün sayısını tamamlamak amacıyla ayrılma, kadın işçinin evlendikten sonra bir yıl içinde kendi isteğiyle ayrılması ve işçinin ölümü bu hallerdendir. Bir yıldan artan süreler için oranlama yapılır, hesaplamada kıdem tazminatı tavanı dikkate alınır ve zamanaşımı süresi beş yıldır.

İlgili: Kıdem tazminatı tavanı · Giydirilmiş ücret · İhbar süresi ve ihbar tazminatı · Haklı neden — Kıdem tazminatı nedir? →

Kıdem tazminatı tavanı İş

Kıdem tazminatı tavanı, bir hizmet yılı için ödenecek kıdem tazminatının aşamayacağı üst sınırdır. 1475 sayılı Kanun m.14 uyarınca bu sınır, en yüksek devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesine bağlıdır ve memur maaş katsayılarındaki değişikliklerle birlikte dönemsel olarak güncellenir. İşçinin giydirilmiş ücreti tavanı aşsa bile her hizmet yılı için fesih tarihinde geçerli tavan tutarı esas alınır.

İlgili: Kıdem tazminatı · Giydirilmiş ücret — Kıdem ve ihbar tazminatı hesaplama →

Kişisel ilişki Aile

Kişisel ilişki, velayet kendisine verilmeyen ana veya babanın çocukla görüşme ve zaman geçirme hakkıdır (TMK m.323). Mahkeme boşanma kararında görüşme günlerini, saatlerini ve tatil dönemlerini çocuğun sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararını esas alarak düzenler (TMK m.182). Çocuğun huzurunu tehlikeye sokan durumlarda bu hak sınırlanabilir veya kaldırılabilir; düzenlemenin gereklerine uyulmaması velayetin değiştirilmesi sebebi olabilir.

İlgili: Velayet · İştirak nafakası · Boşanma protokolü

Koruma kararı (6284 sayılı Kanun) Aile

Koruma kararı, şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kadınlar, çocuklar, aile bireyleri ve tek taraflı ısrarlı takibe maruz kalan kişiler için 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen koruyucu ve önleyici tedbirlerin genel adıdır. Şiddet uygulayanın ortak konuttan uzaklaştırılması, korunan kişiye yaklaşmasının ve iletişim kurmasının yasaklanması gibi önleyici tedbirler hâkim tarafından; barınma yeri sağlanması gibi bazı koruyucu tedbirler mülki amir tarafından da verilebilir. Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilir ve gerektiğinde uzatılabilir; koruyucu tedbir kararı için şiddetin uygulandığına dair delil veya belge aranmaz (m.8).

İlgili: Çekişmeli boşanma · Tedbir nafakası

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) Ceza

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK), Cumhuriyet savcısının soruşturma sonunda kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediğinde veya kovuşturma olanağı bulunmadığında verdiği karardır (CMK m.172). Karar, suçtan zarar görene ve daha önce ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Suçtan zarar gören, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (CMK m.173). Yeni delil elde edilip sulh ceza hâkimliğince karar verilmedikçe aynı fiil için kamu davası açılamaz.

İlgili: İddianame · Müşteki · Sulh ceza hâkimliği

Kötüniyet tazminatı İş

Kötüniyet tazminatı, iş güvencesi kapsamı dışında kalan işçinin iş sözleşmesinin fesih hakkı kötüye kullanılarak sona erdirilmesi halinde ödenen, bildirim süresine ait ücretin üç katı tutarındaki tazminattır (İş Kanunu m.17). Örneğin işçinin yasal haklarını talep etmesi veya şikâyette bulunması nedeniyle işten çıkarılması bu kapsamda değerlendirilebilir. Bildirim süresine de uyulmamışsa ayrıca ihbar tazminatı ödenir; işe iade davası açabilecek durumdaki işçi kötüniyet tazminatı isteyemez.

İlgili: İhbar süresi ve ihbar tazminatı · İşe iade · Geçerli neden — Kötüniyet tazminatı nedir? →

Kusur oranı Tazminat

Kusur oranı, zararın meydana gelmesinde tarafların her birinin sorumluluk payını gösteren orandır. Trafik kazalarında kaza tespit tutanağı ve diğer deliller esas alınarak bilirkişi veya Adli Tıp Kurumu raporlarıyla belirlenir; tutanaktaki kusur değerlendirmesi mahkemeyi bağlamaz. Zarar görenin de kusuru varsa hâkim tazminattan indirim yapabilir (TBK m.52).

İlgili: Haksız fiil · İlliyet bağı · Değer kaybı · Bilirkişi — Trafik kazası sonrası →

M

Maddi tazminat Tazminat

Maddi tazminat, hukuka aykırı bir fiil veya sözleşmeye aykırılık nedeniyle kişinin malvarlığında meydana gelen azalmanın giderilmesi için ödenen paradır. Tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar, araç hasarı ve yoksun kalınan kâr gibi kalemler bu kapsamdadır (TBK m.49, m.54). Zararın miktarını kural olarak zarar gören ispat eder; tam olarak ispat edilemeyen zararı hâkim olayların olağan akışına göre hakkaniyete uygun biçimde belirler (TBK m.50).

İlgili: Manevi tazminat · Haksız fiil · Destekten yoksun kalma tazminatı — Maddi ve manevi tazminat farkı →

Manevi tazminat Tazminat

Manevi tazminat, kişilik hakları saldırıya uğrayan veya bedensel bütünlüğü zedelenen kişinin çektiği acı ve üzüntünün kısmen giderilmesi için hâkimin takdir ettiği uygun miktardaki paradır (TBK m.56, m.58). Ağır bedensel zarar veya ölüm hallerinde zarar görenin ya da ölenin yakınlarına da manevi tazminat ödenmesine karar verilebilir. Miktar belirlenirken olayın ağırlığı, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ile kusur durumu dikkate alınır.

İlgili: Maddi tazminat · Haksız fiil · Mobbing (psikolojik taciz) — Maddi ve manevi tazminat farkı →

Mobbing (psikolojik taciz) İş

Mobbing, işyerinde bir çalışanı yıldırmak, dışlamak veya işten ayrılmaya zorlamak amacıyla belirli bir süre boyunca sistematik ve tekrar eden şekilde uygulanan psikolojik tacizdir. İşveren, işçinin kişiliğini korumak ve özellikle psikolojik ve cinsel tacize uğramaması için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür (TBK m.417). Mobbinge maruz kalan işçi, koşulları varsa sözleşmeyi haklı nedenle feshedebilir ve kıdem tazminatı ile manevi tazminat talep edebilir. Tek seferlik tartışmalar veya olağan iş yoğunluğu tek başına mobbing sayılmayabilir.

İlgili: Haklı neden · Manevi tazminat · Kıdem tazminatı — İş hukuku davaları →

Müdafi Ceza

Müdafi, şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukattır (CMK m.2). Şüpheli veya sanık soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir; soruşturma evresinde ifade alma sırasında en çok üç avukat hazır bulunabilir (CMK m.149). Katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumluyu ceza muhakemesinde temsil eden avukata ise müdafi değil vekil denir.

İlgili: CMK avukatı (zorunlu müdafi) · Şüpheli · Vekâletname — Ceza davaları →

Müşteki Ceza

Müşteki, suçtan zarar gördüğünü belirterek şikâyette bulunan kişidir; uygulamada özellikle soruşturma evresindeki şikâyetçiyi ifade eder. Müşteki; delillerin toplanmasını isteme, vekili aracılığıyla soruşturma belgelerini inceleme ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz etme haklarına sahiptir (CMK m.234). Kamu davası açıldıktan sonra davaya katılma talebinde bulunursa katılan sıfatını alabilir.

İlgili: Katılan · Şikâyet süresi · Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK)

Ö

Önödeme Ceza

Önödeme, uzlaşma kapsamı dışında kalan ve yalnızca adli para cezası ya da üst sınırı altı ayı aşmayan hapis cezası gerektiren suçlarda, şüphelinin kanuna göre belirlenen miktarı ve soruşturma giderlerini ödemesi halinde kamu davası açılmamasını sağlayan kurumdur (TCK m.75). Ödeme, Cumhuriyet savcılığının tebliğinden itibaren on gün içinde yapılmalıdır; bu süre içinde talep edilirse üç eşit taksitle ödeme imkânı vardır. Ödeme yapılırsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir; yapılmazsa soruşturmaya devam edilir.

İlgili: Uzlaşma · Adli para cezası · Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK)

S

Sanık Ceza

Sanık, kovuşturmanın başlamasından, yani iddianamenin mahkemece kabulünden itibaren hükmün kesinleşmesine kadar suç şüphesi altında bulunan kişidir (CMK m.2). Sanık; müdafi yardımından yararlanma, susma, delil sunma, son sözü söyleme ve kanun yollarına başvurma haklarına sahiptir. Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz (Anayasa m.38).

İlgili: Şüpheli · Müdafi · İddianame

SGK işten çıkış kodu İş

SGK işten çıkış kodu, işverenin işten ayrılış bildirgesinde iş sözleşmesinin sona erme nedenini gösterdiği sayısal koddur. Kod, işsizlik ödeneği başvurusunun değerlendirilmesi gibi idari süreçlerde dikkate alınır ve e-Devlet üzerinden görüntülenebilir. Ancak kod tek başına bağlayıcı değildir; kıdem ve ihbar tazminatı uyuşmazlıklarında mahkeme fesih nedenini tüm delillerle birlikte değerlendirir.

İlgili: Kıdem tazminatı · Haklı neden · İkale — İşten çıkarıldım rehberi →

Sigorta Tahkim Komisyonu Tazminat

Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta şirketleri ile sigortalılar veya zarar görenler arasındaki uyuşmazlıkları mahkemeye alternatif olarak çözmek için 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30 ile kurulan tahkim sistemidir. Komisyona gidebilmek için önce sigorta şirketine başvurulmuş ve talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlanmış veya süresinde cevaplanmamış olması gerekir. Uyuşmazlıklar sigorta hakemlerince karara bağlanır; kanundaki parasal sınırın altındaki kararlar kesindir, üzerindekilere karşı itiraz ve belirli tutarı aşan uyuşmazlıklarda temyiz yolu açıktır.

İlgili: Zorunlu mali sorumluluk sigortası (trafik sigortası) · Değer kaybı — Trafik kazası sonrası →

Son tutanak Arabuluculuk

Son tutanak, arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi üzerine arabulucu tarafından düzenlenen ve sürecin anlaşma, anlaşamama veya taraflardan birinin katılmaması gibi hangi sonuçla bittiğini gösteren belgedir (HUAK m.17). Dava şartı arabuluculuğa tabi uyuşmazlıklarda, anlaşmaya varılamadığını gösteren son tutanağın aslı veya arabulucu onaylı örneği dava dilekçesine eklenmelidir (HUAK m.18/A). Eklenmezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir; bu süre içinde sunulmazsa dava usulden reddedilir.

İlgili: Dava şartı arabuluculuk · Anlaşma belgesi · İşe iade — Anlaşma sağlanamazsa ne olur? →

Sulh ceza hâkimliği Ceza

Sulh ceza hâkimliği, soruşturma evresinde hâkim kararı gerektiren işlemlere bakan yargı merciidir (5235 sayılı Kanun m.10). Tutuklama, adli kontrol, arama, el koyma ve iletişimin denetlenmesi gibi koruma tedbirlerine ilişkin kararlar ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazlar bu merciin görevindedir. Sulh ceza hâkimliği kararlarına karşı itiraz, kural olarak aynı yerdeki numara olarak kendisini izleyen sulh ceza hâkimliğince incelenir (CMK m.268).

İlgili: Tutuklama ve tutukluluk incelemesi · Adli kontrol · Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK)

Ş

Şikâyet süresi Ceza

Şikâyet süresi, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve faili öğrendiği günden itibaren altı aydır (TCK m.73). Bu süre içinde şikâyette bulunulmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz; şikâyet her halde dava zamanaşımı süresi içinde yapılmalıdır. Şikâyete bağlı hakaret suçunda şikâyet süresi, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren her durumda iki yılı geçemez. Kanunda aksi yazılı olmadıkça şikâyetten vazgeçme davayı düşürür.

İlgili: Müşteki · Dava zamanaşımı (ceza) · Uzlaşma

Şüpheli Ceza

Şüpheli, soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişidir (CMK m.2). Şüpheli; kendisine yüklenen suçu öğrenme, müdafi yardımından yararlanma, susma, yakınlarına haber verilmesini isteme ve lehine delil toplanmasını talep etme haklarına sahiptir. İddianamenin mahkemece kabulüyle birlikte şüpheli sanık sıfatını alır.

İlgili: Sanık · İfade ve sorgu · Müdafi · Gözaltı — İfadeye çağrıldım rehberi →

T

Tebligat Genel

Tebligat, yargı mercileri ve resmi makamların işlem ve kararlarını 7201 sayılı Tebligat Kanununda belirlenen usule göre ilgililere bildirmesidir. Kanun yolu, itiraz ve cevap süreleri gibi pek çok süre tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır; bu nedenle e-Tebligat adresinin düzenli olarak kontrol edilmesi önemlidir.

İlgili: UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) · İstinaf · İhtarname

Tedbir nafakası Aile

Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası süresince eşlerin ve çocukların barınma ve geçimini sağlamak amacıyla hâkimin geçici önlem olarak hükmettiği nafakadır (TMK m.169). Hâkim bu önlemleri talep olmasa da kendiliğinden alabilir. Dava sonunda koşulları varsa çocuk için iştirak nafakasına, eş için yoksulluk nafakasına hükmedilebilir.

İlgili: İştirak nafakası · Yoksulluk nafakası · Çekişmeli boşanma — Nafaka türleri →

Temyiz Genel

Temyiz, kural olarak bölge adliye mahkemesi kararlarının Yargıtay tarafından hukuka uygunluk yönünden incelenmesini sağlayan kanun yoludur. Hukuk davalarında başvuru süresi tebliğden itibaren iki hafta (HMK m.361), ceza davalarında hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK m.291). Kanunda sayılan bazı kararlar ile belirli parasal sınırın altında kalan kararlar temyiz edilemez; temyiz incelemesi hukuki denetimle sınırlıdır.

İlgili: İstinaf · Kesinleşme ve kesin hüküm

Tutuklama ve tutukluluk incelemesi Ceza

Tutuklama, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller ile kaçma veya delilleri karartma şüphesi gibi bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanığın hâkim kararıyla özgürlüğünün kısıtlanmasıdır (CMK m.100). Tutuklama ölçülü olmalıdır; yalnızca adli para cezası gerektiren suçlarda ve vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç üst sınırı iki yılı aşmayan hapis cezası gerektiren suçlarda tutuklama kararı verilemez. Soruşturma evresinde tutukluluğun devamı en geç otuzar günlük sürelerle sulh ceza hâkimliğince incelenir; kovuşturma evresinde mahkeme her oturumda da bu değerlendirmeyi yapar (CMK m.108). Şüpheli veya sanık tahliye talebinde bulunabilir ve tutuklama kararına itiraz edebilir.

İlgili: Adli kontrol · Gözaltı · Sulh ceza hâkimliği · CMK avukatı (zorunlu müdafi) — Tutuklama kararına itiraz →

U

UBGT (ulusal bayram ve genel tatil) İş

UBGT, 2429 sayılı Kanunda sayılan ulusal bayram ve genel tatil günlerini ifade eder. Bu günlerde çalışmayan işçiye o günün ücreti tam olarak ödenir; çalışan işçiye ise ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücret daha ödenir (İş Kanunu m.47). UBGT, yedi günlük zaman dilimi içinde en az yirmi dört saat kesintisiz dinlenme hakkı veren hafta tatilinden farklı bir kavramdır (İş Kanunu m.46).

İlgili: Fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma · Yıllık ücretli izin — UBGT nedir? →

UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) Genel

UYAP, mahkemeler, savcılıklar ve icra daireleri gibi yargı birimlerinin işlemlerini elektronik ortamda yürüttüğü bilişim sistemidir. Vatandaşlar e-Devlet şifresi veya elektronik imza ile UYAP Vatandaş Portal üzerinden taraf oldukları dava ve icra dosyalarını, duruşma tarihlerini ve kararları görüntüleyebilir. Avukatlar ise UYAP Avukat Portal üzerinden dosya inceleme, dilekçe gönderme ve harç ödeme gibi işlemleri yapabilir.

İlgili: Tebligat · Harç ve gider avansı

Uzlaşma Ceza

Uzlaşma, kanunda sayılan suçlarda şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşarak uyuşmazlığı çözmesidir (CMK m.253). Şikâyete bağlı suçlar ile kasten yaralamanın bazı halleri, taksirle yaralama, tehdit, konut dokunulmazlığının ihlali, hırsızlık ve dolandırıcılık gibi kanunda sayılan suçlar uzlaşma kapsamındadır. Taraflar anlaşır ve edim yerine getirilirse soruşturma evresinde kovuşturmaya yer olmadığına, kovuşturma evresinde davanın düşmesine karar verilir. Uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar hiçbir soruşturma, kovuşturma veya davada delil olarak kullanılamaz.

İlgili: Önödeme · Şikâyet süresi · Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) — Uzlaşma kapsamındaki suçlar →

V

Vekâletname Genel

Vekâletname, bir kişinin başka bir kişiye kendi adına hukuki işlem yapma yetkisi verdiğini gösteren belgedir; avukata verilen dava vekâletnamesi genellikle noterde düzenlenir. Sulh olma, davadan veya kanun yollarından feragat, davayı kabul, karşı tarafı ibra etme ve alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurma gibi işlemler için vekâletnamede açıkça yetki verilmiş olması gerekir (HMK m.74). Müvekkil vekâlet ilişkisini dilediği zaman azil yoluyla sona erdirebilir.

İlgili: Müdafi · UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi)

Velayet Aile

Velayet, ergin olmayan çocuğun bakımı, eğitimi, korunması ve temsili konusunda ana ve babaya tanınan hak ve yükümlülüklerin bütünüdür (TMK m.335 vd.). Evlilik devam ederken velayeti ana ve baba birlikte kullanır; boşanmada hâkim, çocuğun üstün yararını gözeterek velayet hakkında karar verir ve velayet kendisine bırakılmayan eşin çocukla kişisel ilişkisini düzenler (TMK m.182). Koşullar değiştiğinde velayetin değiştirilmesi istenebilir; idrak çağındaki çocuğun görüşü de dikkate alınır.

İlgili: Kişisel ilişki · İştirak nafakası · Anlaşmalı boşanma — Boşanmada velayet →

Y

Yasal faiz Genel

Yasal (kanuni) faiz, taraflar arasında faiz oranı kararlaştırılmamış hallerde uygulanan ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanuna göre belirlenen faizdir. Oran sabit değildir; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası oranlarına bağlı olarak dönemsel şekilde belirlenir ve hesaplama esası 7589 sayılı Kanunla 2026 yılında değiştirilmiştir. Para borcunu zamanında ödemeyen borçlu, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça bu orana göre temerrüt faizi öder; ticari işlerde kanundaki koşullarla avans faizi istenebilir.

İlgili: İhtarname · Zamanaşımı

Yıllık ücretli izin İş

Yıllık ücretli izin, işyerinde deneme süresi dahil en az bir yıl çalışmış işçiye her yıl verilmesi zorunlu olan ücretli dinlenme hakkıdır (İş Kanunu m.53). İzin süresi, hizmet süresi bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlar için en az on dört gün, beş yıldan fazla on beş yıldan az olanlar için en az yirmi gün, on beş yıl ve daha fazla olanlar için en az yirmi altı gündür; on sekiz yaş ve altındaki ile elli yaş ve üstündeki işçiler için en az yirmi gündür. İşçi bu haktan vazgeçemez; sözleşme sona erdiğinde kullanılmayan izin sürelerinin ücreti ödenir (m.59) ve bu alacak beş yıllık zamanaşımına tabidir.

İlgili: UBGT (ulusal bayram ve genel tatil) · Fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma · Kıdem tazminatı — Yıllık izin hesaplama aracı →

Yoksulluk nafakası Aile

Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşin, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer eşten mali gücü oranında isteyebildiği nafakadır (TMK m.175); nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden kalkar; fiilen evliymiş gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürme hallerinde mahkeme kararıyla kaldırılır (TMK m.176). Kanundaki 'süresiz olarak' ibaresi Anayasa Mahkemesinin 2026 tarihli kararıyla iptal edilmiş olup iptal hükmü 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir; bu nedenle nafakanın süresine ilişkin güncel düzenlemenin ayrıca takip edilmesi gerekir.

İlgili: Tedbir nafakası · İştirak nafakası · Çekişmeli boşanma — Nafaka türleri →

Z

Zamanaşımı Genel

Zamanaşımı, bir alacağın kanunda öngörülen süre içinde talep edilmemesi halinde borçlunun ödemekten kaçınma hakkı kazanmasıdır; alacak ortadan kalkmaz, ancak dava yoluyla elde edilmesi engellenir. Hâkim zamanaşımını kendiliğinden dikkate alamaz; borçlunun bunu ileri sürmesi gerekir (TBK m.161). Genel süre on yıldır (TBK m.146); kira ve ücret gibi dönemsel edimlerde, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretinde beş yıl, haksız fiilden doğan tazminatta ise iki ve on yıllık süreler uygulanır.

İlgili: Hak düşürücü süre · Dava zamanaşımı (ceza) · Haksız fiil

Zorunlu mali sorumluluk sigortası (trafik sigortası) Tazminat

Zorunlu mali sorumluluk sigortası, motorlu araç işletenin aracın kullanılmasıyla üçüncü kişilere verdiği zararlara karşı yaptırmak zorunda olduğu sigortadır (KTK m.91). Sigorta şirketi, poliçedeki teminat limitleri içinde araç hasarı, değer kaybı, sakatlık ve destekten yoksun kalma gibi zararları karşılar; limitler dönemsel olarak güncellenir. Zarar gören, dava açmadan veya tahkime başvurmadan önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapmalıdır; şirket on beş gün içinde yanıt vermez veya yanıt talebi karşılamazsa dava açılabilir ya da Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir (KTK m.97).

İlgili: Değer kaybı · Sigorta Tahkim Komisyonu · Destekten yoksun kalma tazminatı · Kusur oranı — Trafik kazası sonrası →