Trafik kazasında zarar gören kişi; aracın işleteninden, kusurlu sürücüden ve aracın zorunlu trafik sigortasını yapan şirketten tazminat isteyebilir. İşleten, aracın işletilmesinden doğan zarardan kural olarak kusuru olmasa da sorumludur (KTK m.85). Sigorta şirketine dava açmadan veya tahkime gitmeden önce yazılı başvuru zorunludur ve şirketin cevap için 15 günü vardır (KTK m.97). Maddi zarar talepleri kural olarak 2 yıl, her hâlde kazadan itibaren 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar (KTK m.109).
Bu yazı, tazminat taleplerinin hukuki çerçevesini ve süreci anlatıyor. Kazadan hemen sonra yapılması gerekenler için trafik kazası sonrası ilk adımlar rehberimize, tazminat davalarının genel çerçevesi için tazminat davası sayfamıza bakabilirsiniz.
Kim sorumludur?
İşleten ve teşebbüs sahibi
Bir motorlu aracın işletilmesi bir kişinin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarar görmesine sebep olursa, aracın işleteni sorumludur. Araç bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında işletiliyorsa, işleten ile teşebbüs sahibi müştereken ve müteselsilen sorumludur (KTK m.85/1). İşleten, sürücünün ve aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur (KTK m.85/5). İşleten çoğu durumda aracın ruhsat sahibidir; ancak kiralama veya uzun süreli kullanım gibi hâllerde işletenin kim olduğu ayrıca incelenir.
Bu sorumluluk kusura dayanmaz. İşleten ancak kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru bulunmadığını, araçtaki bir bozukluğun kazayı etkilemediğini ve kazanın mücbir sebepten, zarar görenin veya üçüncü bir kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Zarar görenin kusuru ispat edilirse hâkim tazminatı indirebilir (KTK m.86).
Sürücü
Kusurlu sürücü, işletenden ayrı olarak genel hükümlere göre kendi kusurundan sorumludur (TBK m.49). Bir kazada birden fazla kişi sorumluysa, zarar görene karşı müteselsilen sorumlu olurlar (KTK m.88). Zarar gören, bunlardan dilediğine veya hepsine birlikte başvurabilir.
Hatır taşıması
Karşılıksız olarak, hatır için taşınan yolcunun yaralanması veya ölümü hâlinde işletenin sorumluluğu genel hükümlere tabidir (KTK m.87). Yargıtay uygulamasında genel olarak hatır taşıması, tazminattan indirim yapılmasına yol açabilecek bir durum olarak değerlendirilir.
Zorunlu trafik sigortası neyi karşılar?
İşletenler, KTK m.85/1’deki sorumluluklarını karşılamak üzere zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır (KTK m.91). Sigorta şirketi, poliçede yazılı teminat limitleri içinde işletenin yerine ödeme yapar. Teminat tutarları Resmî Gazete’de yayımlanır ve periyodik olarak güncellenir (KTK m.93). Uygulanacak limit, kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitidir. Limiti aşan zarar için işleten ve sürücüye başvurulur.
Kanun, bazı talepleri açıkça sigorta kapsamı dışında bırakmıştır (KTK m.92). Bunlardan uygulamada en çok karşılaşılanlar şunlardır:
- manevi tazminat talepleri,
- hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri,
- destekten yoksun kalan kişinin, ölen destekçinin kusuruna denk gelen talepleri,
- gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar,
- hasar sebebiyle trafikten çekilmiş veya hurdaya çıkarılmış araçların değer kaybı talepleri,
- motorlu araçta taşınan eşyanın zararları.
Sigorta kapsamı dışında kalmak, bu zararların hiç istenemeyeceği anlamına gelmez. Şartları varsa bu kalemler işleten ve sürücüden istenebilir.
Kazaya karışan aracın sigortası yoksa, araç tespit edilemiyorsa veya çalıntıysa, bedensel zararlar için kanundaki şartlarla Güvence Hesabı’na başvurulabilir. Kapsamı ve sınırları Güvence Hesabı nedir yazımızda ayrıntılı olarak anlatılmıştır.
Talep edilebilecek zarar kalemleri
Araç hasarı ve değer kaybı
Onarım bedeli ve parça bedelleri temel eşya zararıdır. Araç onarılsa bile ikinci el piyasasında daha düşük fiyatla alınıp satılacaksa, aradaki fark değer kaybı olarak ayrıca istenebilir. Değer kaybı; aracın yaşı, kilometresi, hasarın yeri ve büyüklüğü ile önceki hasar kayıtları dikkate alınarak çoğu zaman bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Onarım süresince ikame araç gideri veya ticari aracın çalışamamasından doğan kazanç kaybı ise dolaylı zarar niteliğinde olabileceğinden, bu kalemlerin kimden isteneceği ayrıca değerlendirilmelidir.
Tedavi giderleri
Trafik kazası nedeniyle üniversite hastaneleri ile diğer resmî ve özel sağlık kuruluşlarının sunduğu sağlık hizmetlerinin bedeli, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın SGK tarafından karşılanır (KTK m.98). Bu sistem dışında kalan giderler, örneğin yol ve refakatçi masrafları veya SGK’nın karşılamadığı bazı tıbbi malzemeler için faturaların saklanması gerekir.
Geçici iş göremezlik
Kazadan sonra iyileşme süresince çalışılamayan dönemin kazanç kaybıdır (TBK m.54/2). Bu dönem sağlık raporlarıyla, kayıp ise bordro, vergi kayıtları veya SGK hizmet dökümüyle ortaya konur. Ücretli çalışan için işverenin veya SGK’nın bu dönemde yaptığı ödemeler hesapta dikkate alınır. Ayrıntılar için geçici iş göremezlik ödeneği yazımıza bakabilirsiniz.
Sürekli iş göremezlik ve maluliyet
Kaza kalıcı bir sakatlığa yol açtıysa, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar istenebilir (TBK m.54/3). Bu kalemin temel dayanağı, tedavi tamamlandıktan sonra alınan ve kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata uygun düzenlenen maluliyet (engel oranı) raporudur. Tazminat; maluliyet oranı, zarar görenin yaşı, geliri ve kusur durumu dikkate alınarak aktüerya bilirkişisi tarafından hesaplanır. Kişi aynı işte çalışmaya devam etse bile, işini daha fazla güç harcayarak yapması da zarar olarak değerlendirilebilir.
Bakıcı gideri
Kalıcı hasar nedeniyle zarar gören başkasının bakımına muhtaç hâle geldiyse bakıcı gideri istenebilir. Yargıtay uygulamasında genel olarak, bakım aile bireyleri tarafından üstlenilse bile bakıcı giderinin istenebileceği kabul edilir. Bakım ihtiyacının derecesi ve süresi sağlık raporuyla belirlenir.
Ekonomik geleceğin sarsılması ve manevi tazminat
Örneğin yüzde kalıcı iz veya belirgin bir engel, kişinin meslek seçimini veya ilerlemesini etkiliyorsa, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıp da istenebilir (TBK m.54/4). Yaşanan acı ve üzüntü için ise manevi tazminat talep edilebilir (TBK m.56). Manevi tazminat sigortadan değil, işleten ve sürücüden istenir. İki tazminat türü arasındaki farklar için maddi ve manevi tazminat farkı yazımıza bakabilirsiniz.
Kazada bir kişi hayatını kaybettiyse cenaze giderleri ve yakınların destek kaybı gündeme gelir. Bu konu destekten yoksun kalma tazminatı yazımızda anlatılmıştır.
Kusur oranı nasıl belirlenir?
Kaza tespit tutanağındaki kusur değerlendirmesi önemli bir başlangıç noktasıdır, ancak bağlayıcı değildir. Tazminat davasında kusur oranı genellikle trafik alanında görevlendirilen bir bilirkişi raporuyla belirlenir. Bilirkişi; tutanağı, olay yeri fotoğraflarını, kamera kayıtlarını, araçlardaki hasarın yerini ve tanık beyanlarını birlikte inceler. Rapora karşı itirazlar, mahkemenin verdiği süre içinde ve gerekçeli olarak yapılmalıdır.
Ceza dosyasında alınan kusur raporu tazminat davasında da delil olarak kullanılabilir. Ancak hukuk hâkimi, ceza hâkiminin kusura ilişkin değerlendirmesiyle ve beraat kararıyla bağlı değildir (TBK m.74). Zarar görenin kendi kusurunun bulunması, tazminatın bu oranda indirilmesine yol açar.
Süreç: sigorta başvurusundan karara
1. Sigorta şirketine yazılı başvuru
Zarar gören, zorunlu trafik sigortası sınırları içindeki talepler için dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta şirketine yazılı başvuru yapmak zorundadır (KTK m.97). Başvuruya eklenecek belgelerin listesi belge kontrol listesi aracında yer alıyor. Sigortacı, genel şartlarda belirlenen belgelerin iletilmesinden itibaren sekiz iş günü içinde sigorta sınırları içinde kalan tutarı ödemekle yükümlüdür (KTK m.99).
2. Tahkim mi, dava mı?
Şirket 15 gün içinde cevap vermezse veya cevap talebi karşılamazsa, zarar gören dava açabilir ya da Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurabilir (KTK m.97). İki yol arasındaki başlıca farklar şunlardır:
| Konu | Sigorta Tahkim Komisyonu | Mahkeme |
|---|---|---|
| Karşı taraf | Yalnızca sigorta şirketi veya Güvence Hesabı | Sigorta şirketi, işleten, sürücü ve diğer sorumlular |
| Manevi tazminat | İstenemez | İstenebilir |
| İnceleme | Hakemler dosya üzerinden karar verir | Duruşmalı yargılama |
| Karar süresi | Hakemler görevlendirilmeden itibaren kural olarak 4 ay içinde karar verir (5684 s. Kanun m.30/16) | Kanunda sabit bir süre yoktur |
| Kanun yolu | İtiraz ve temyiz imkânı uyuşmazlık tutarına göre sınırlıdır; parasal eşikler güncellenir | İstinaf ve temyiz genel kurallara tabidir |
Mahkemeye taşınmış bir uyuşmazlık için ayrıca Komisyona başvurulamaz (5684 s. Kanun m.30/14). Hangi yolun uygun olduğu; talep edilen kalemlere, manevi tazminat istenip istenmeyeceğine ve kaç kişiye karşı dava açılacağına göre değişir.
3. Mahkeme yolu
Trafik kazasından doğan sorumluluk davaları, sigortacının şubesinin veya poliçeyi düzenleyen acentenin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde de açılabilir (KTK m.110). Sigorta şirketinin davalı olduğu davalar uygulamada genel olarak asliye ticaret mahkemesinde görülür. Yargıtay uygulamasında bu davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması genel olarak dava şartı sayılmaktadır (TTK m.5/A); konu tartışmalı olduğu için dava öncesinde ayrıca değerlendirilmelidir. Ayrıntılar için dava şartı arabuluculuk hangi davalarda zorunlu yazımıza bakabilirsiniz.
4. Ödeme teklifi ve anlaşma
Sigorta şirketi veya karşı taraf dava öncesinde bir ödeme teklif edebilir. KTK’daki hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar ise yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebilir (KTK m.111). Yine de imzalanan her ibra ifadesi sonradan tartışma konusu olabileceğinden, zararın tamamı belli olmadan genel ibra içeren bir metni imzalamamak gerekir.
Örnek durum (temsilidir): Bağcılar’da bir kavşakta, kırmızı ışıkta geçtiği ileri sürülen bir otomobil, motosikletli bir kuryeye çarpıyor. Kuryenin bacağında kırık oluşuyor, dört ay çalışamıyor ve tedavi sonunda kalıcı bir engel oranı raporu alıyor. Otomobilin sigorta şirketine yazılı başvuru yapılıyor, ancak 15 gün içinde cevap gelmiyor. Karar noktası, sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik kalemleri için Sigorta Tahkim Komisyonu’na mı gidileceği, yoksa manevi tazminat da istenecekse sürücü ve işleteni de kapsayan bir dava mı açılacağıdır. Her iki seçenekte de kusur oranı ve maluliyet raporu belirleyici olacaktır.
Zamanaşımı
Motorlu araç kazalarından doğan maddi zarar talepleri, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her hâlde kaza gününden itibaren 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Olay aynı zamanda ceza kanununda daha uzun zamanaşımı öngörülen bir suç oluşturuyorsa, bu uzun süre maddi tazminat talepleri için de uygulanır. Zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur; sigortacıya karşı kesilen zamanaşımı da yükümlü bakımından kesilmiş sayılır (KTK m.109). Manevi tazminat talepleri için TBK m.72’deki kural uygulanır.
Dikkat: Sigorta şirketine yazılı başvuru yapmak ve cevap beklemek zamanaşımını kendiliğinden durdurmaz. Uzun süren yazışmalar sırasında 2 yıllık sürenin dolmamasına dikkat edilmelidir. Hangi ceza zamanaşımının uygulanacağı suçun niteliğine göre değiştiğinden, en kısa süre esas alınarak planlama yapmak daha güvenlidir.
Sık sorulan sorular
Kazada ben de kusurluysam tazminat isteyebilir miyim?
Kural olarak evet, ancak tazminat kusurunuz oranında indirilir (KTK m.86/2). Kendi kusurunuza denk gelen kısım zorunlu trafik sigortası kapsamında da değildir (KTK m.92). İşletenin ve sürücünün kusuru bulunmadığı, araçta kazayı etkileyen bir bozukluk olmadığı ve kazanın zarar görenin ağır kusurundan kaynaklandığı ispat edilirse ise işleten sorumluluktan tamamen kurtulabilir (KTK m.86/1).
Yolcu olarak yaralandım, kime başvurmalıyım?
Yolcu olarak bulunduğunuz aracın ve varsa kazaya karışan diğer aracın zorunlu trafik sigortasına, işletenlerine ve kusurlu sürücülere başvurabilirsiniz. Karşılıksız, hatır için taşınıyorsanız bulunduğunuz aracın işleteninin sorumluluğu genel hükümlere tabidir (KTK m.87). Sigortaya dava öncesinde yazılı başvuru kuralı yolcular için de geçerlidir.
Ceza davası devam ederken tazminat davası açılabilir mi?
Evet. Ceza davası ile tazminat davası birbirinden bağımsız yürür ve ceza davasının bitmesini beklemek zorunlu değildir. Ceza dosyasındaki kusur raporu ve diğer deliller tazminat davasında kullanılabilir. Zamanaşımı açısından da ceza davasının sonucunu beklemek risk oluşturabilir.
Sigorta şirketinin yaptığı ödeme sonradan açılacak davada ne olur?
Sigortanın dava öncesinde yaptığı ödemeler, hükmedilecek tazminattan düşülür. 31.07.2026’da yürürlüğe giren düzenlemeyle, çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatları için tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla ödenen bedelin, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminattan oransal olarak mahsup edileceği öngörülmüştür (TBK m.55). Bu nedenle ödeme tarihini ve tutarını gösteren dekontlar saklanmalıdır.
Bu konuda destek almak ister misiniz?
Durumunuza özel değerlendirme için Esenler'deki büromuzla iletişime geçebilirsiniz.